top of page

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Depresyon Tedavisinde Neden İlk Sırada?

  • Yazarın fotoğrafı: Sena Hacıoğlu
    Sena Hacıoğlu
  • 21 Oca
  • 3 dakikada okunur
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Depresyon Tedavisinde Neden İlk Sırada?

Depresyonla mücadelede modern psikoterapinin sunduğu en güçlü, en bilimsel ve en etkili araçlardan biriyle tanışın: Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT). Dünya genelinde ruh sağlığı profesyonelleri tarafından depresyon tedavisinde "altın standart" olarak kabul edilen BDT, pek çok terapi ekolünün aksine, geçmişin derinliklerinde kaybolmak veya soyut kavramları analiz etmek yerine, bugüne ve "şimdi"ye odaklanır. Pratik, yapılandırılmış ve sonuç odaklı doğasıyla BDT, depresyonun karanlık perdesini aralamak için danışanların eline somut bir "alet çantası" verir. Peki, bu terapi yöntemini bu kadar başarılı kılan nedir? Düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız arasındaki o görünmez bağları nasıl çözer? Depresyonun kısır döngülerini kırmak için hangi teknikleri kullanır? Bu yazıda, Bilişsel Davranışçı Terapi'nin temel felsefesini, depresyon tedavisindeki cephaneliğini ve neden dünya çapında milyonlarca insana umut ışığı olduğunu tüm detaylarıyla inceleyeceğiz.


Temel Felsefe: Düşüncelerimiz Duygularımızı Nasıl Şekillendirir?



BDT'nin temelinde basit ama devrim niteliğinde bir fikir yatar: Bizi üzen veya kaygılandıran şey, olayın kendisi değil, bizim o olayı yorumlama biçimimizdir. Aynı olayı yaşayan iki farklı insan, olayı farklı şekillerde yorumladıkları için tamamen farklı duygusal tepkiler verebilir. Örneğin, iş yerinde yapılan bir eleştiriyi bir kişi "Kendimi geliştirmek için bir fırsat" olarak yorumlarken, depresif bir düşünce yapısına sahip başka bir kişi bunu "Ben tamamen yetersizim, kovulacağım" şeklinde yorumlayabilir. İşte BDT, bu ikinci yoruma, yani "otomatik olumsuz düşünceye" odaklanır. BDT'ye göre duygularımız ve davranışlarımız, düşüncelerimizin bir sonucudur. Bu üç unsur arasında "Bilişsel Üçgen" adı verilen bir ilişki vardır:

  • Düşünceler: Aklımızdan geçen anlık yorumlar, inançlar, varsayımlar.

  • Duygular: Düşüncelerimize bağlı olarak hissettiğimiz şeyler (üzüntü, öfke, kaygı).

  • Davranışlar: Duygularımıza bağlı olarak yaptığımız eylemler (yataktan çıkmama, sosyal ortamlardan kaçınma).

Depresyonda bu üçgen, kendini besleyen bir kısır döngüye dönüşür. "Ben değersizim" (düşünce) -> Yoğun üzüntü (duygu) -> Arkadaş buluşmasını iptal etme (davranış) -> Yalnızlık ve değersizlik hissinin pekişmesi (düşüncenin güçlenmesi). BDT'nin amacı, bu döngüyü en zayıf halkası olan düşünce ve davranışlardan birini değiştirerek kırmaktır.


BDT'nin Cephaneliği: Otomatik Düşünceleri ve Davranışları Değiştirmek



BDT, danışana kendi kendisinin terapisti olmayı öğreten, beceri odaklı bir yaklaşımdır. Terapist, bir akıl hocası gibi, danışana depresif döngüleri kırmak için çeşitli araçlar sunar.

  • Bilişsel Yeniden Yapılandırma: Bu, BDT'nin en temel tekniğidir. Danışan, terapistiyle birlikte, aklından geçen otomatik olumsuz düşünceleri bir dedektif gibi yakalamayı öğrenir. Bu düşünceler genellikle "ya hep ya hiç" tarzı düşünme (Her şey berbat!), aşırı genelleme (Hiçbir zaman başaramayacağım) veya felaketleştirme (Kesin kovulacağım) gibi "bilişsel çarpıtmalar" içerir.

    Danışan, bu düşüncelerin kanıtlarını ve karşı kanıtlarını inceleyerek, onların aslında ne kadar gerçek dışı ve mantıksız olduğunu fark eder. Sonraki adımda, bu çarpıtılmış düşüncelerin yerine daha dengeli, gerçekçi ve yapıcı alternatif düşünceler koymayı öğrenir.

  • Davranışsal Aktivasyon: Depresyonun en büyük tuzaklarından biri, kişiyi keyif aldığı aktivitelerden uzaklaştırmasıdır. Davranışsal aktivasyon, bu döngüyü tam tersine çevirir. Danışan, kendini ne kadar kötü hissederse hissetsin, küçük ve yönetilebilir adımlarla hayata yeniden katılmaya teşvik edilir. Başlangıçta sadece 5 dakikalık bir yürüyüş yapmak veya bir arkadaşı aramak gibi basit hedefler konulur. Bu eylemler, kişiye küçük de olsa bir başarı ve keyif hissi yaşatarak, "hiçbir şeyden keyif alamıyorum" ve "hiçbir şey yapacak enerjim yok" gibi depresif düşünceleri zayıflatır. Eylem, motivasyonun önüne geçer.


Neden Bu Kadar Etkili? BDT'nin Somut Avantajları



BDT'nin depresyon tedavisinde ilk sıralarda yer almasının birçok somut nedeni vardır:

  • Bilimsel Kanıta Dayalıdır: Etkinliği, yüzlerce bilimsel çalışma ile kanıtlanmış, en çok araştırılmış terapi yöntemlerinden biridir.

  • Kısa Süreli ve Yapılandırılmıştır: Genellikle 12-20 seans gibi belirli bir hedefi ve yapısı vardır. Bu, tedavi sürecini daha öngörülebilir kılar.

  • Pratik ve Beceri Odaklıdır: Danışana, terapi bittikten sonra da hayatı boyunca kullanabileceği pratik başa çıkma becerileri öğretir. Bu da nüks (depresyonun tekrarlaması) riskini azaltır.

  • "Şimdi ve Burada"ya Odaklanır: Geçmiş travmaları deşmek yerine, bugünkü düşünce ve davranış kalıplarını değiştirerek mevcut sorunu çözmeye odaklanır.




AVIORESBLOG

Künye 

Güncel, doğru ve özgün bilgilerin adresi..

Temsilci: Sena Hacıoğlu

Adres: İstiklal Mah. Çark Cad.  273 nolu bina kat:2 daire: 207 Serdivan/ Sakarya

Türkiye

İletişim: avioresblog@gmail.com

Kullanım Koşulları        Gizlilik Politikası         Çerez Politikası

  • Instagram
  • Pinterest
  • TikTok
  • İş Parçacığı
© Copyright®

2023, AVIORESBLOG tarafından kurulmuştur.

bottom of page