top of page

Efes Antik Kenti Hakkında Bilinmeyenler ve Gizli Kalmış Sırlar

  • Yazarın fotoğrafı: Sena Hacıoğlu
    Sena Hacıoğlu
  • 22 Oca
  • 2 dakikada okunur
Efes Antik Kenti

İzmir’in Selçuk ilçesinde yer alan ve her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği Efes (Ephesos), antik dünyanın en büyük metropollerinden biriydi. Ancak ziyaretçilerin çoğu, Celsus Kütüphanesi önünde fotoğraf çektirip Büyük Tiyatro’nun akustiğine hayran kalarak şehirden ayrılır. Oysa Efes’in mermer taşlarının altında, rehber kitaplarda pek yazmayan, dönemin günlük yaşamına, entrikalarına ve ileri mühendisliğine dair şaşırtıcı detaylar gizlidir. Bir zamanlar 250.000 kişilik nüfusuyla Roma’nın Asya eyaletinin başkenti olan bu şehir, sadece mimarisiyle değil, felsefesi ve yaşam kültürüyle de benzersizdi. Örneğin, ünlü filozof Herakleitos’un "Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz" sözünü bu sokaklarda söylediğini veya şehrin kadın savaşçılar (Amazonlar) tarafından kurulduğuna inanıldığını biliyor muydunuz?

Efes, bugün denizden yaklaşık 6-9 kilometre içeride kalsa da, antik çağda tam bir liman kentiydi. Şehrin kaderini belirleyen ve sonunu getiren de bu coğrafi değişim oldu. Küçük Menderes Nehri’nin taşıdığı alüvyonlar limanı doldurdukça, ticaret gemileri yanaşamaz oldu, bataklıklar oluştu ve sıtma salgınları şehri yaşanmaz hale getirdi. Yani Efes, savaşla değil, doğanın sessiz istilasıyla terk edildi. Bugün yürüdüğümüz o görkemli Liman Caddesi (Arcadiane), aslında kralların ve tüccarların denizden şehre giriş yaptığı, geceleri meşalelerle aydınlatılan dünyanın ilk "sokak lambalı" caddelerinden biriydi.

İşte Efes’in mermerleri arasına gizlenmiş az bilinen gerçekler:

Antik Çağın Sosyal Medyası: "Latrina" (Umumi Tuvaletler)

Efes Antik Kenti


Efes’teki umumi tuvaletler (Latrina), mahremiyetin olmadığı, aksine sosyalleşmenin zirve yaptığı yerlerdi. Yan yana dizilmiş delikli mermerlerde oturan zengin Efesliler, burada siyaset konuşur, dedikodu yapar ve iş anlaşmaları bağlarlardı.

  • Isıtmalı Taşlar: Kış aylarında, zengin efendiler tuvalete gelmeden önce kölelerini gönderir ve mermer taşı vücut ısılarıyla ısıtmalarını sağlarlardı.

  • Klozet Mühendisliği: Oturakların önündeki kanaldan sürekli temiz su akar, insanlar "süngerli çubuklar" kullanarak temizlenirdi. Bu, dönemin hijyen anlayışının ne kadar ileri (veya farklı) olduğunu gösterir.

Tarihin İlk Reklamı ve "Aşk Evi"

Efes Antik Kenti


Mermer Cadde üzerinde, yerde kazılı duran bir ayak izi, bir kadın başı ve bir kalp (veya delik) figürü bulunur. Bu, tarihin bilinen ilk reklam panosudur.

  • Anlamı: Bu işaretler, hemen yakındaki "Aşk Evi"ni (Genelev) işaret eder. Mesaj şudur: "Parası olan ve aşkı arayanlar, sol taraftaki kalbi (kadını) bulsun."

  • Ayak İzi Kuralı: Efsaneye göre, ayağı o kazılı izden daha küçük olanların (yaşı küçük olanların) geneleve girmesi yasaktı. Ayrıca genelevin, Celsus Kütüphanesi ile gizli bir tünel bağlantısı olduğu, böylece "kütüphaneye gidiyorum" diyen erkeklerin gizlice buraya geçtiği rivayet edilir.

Efes’in simgesi olan o muazzam kütüphane, sadece kitap parşömenlerini korumak için yapılmamıştır. Roma Valisi Celsus Polemaeanus’un oğlu, babasını onurlandırmak için bu yapıyı inşa ettirmiştir.

  • Bilinmeyen: Celsus’un lahdi (mezar odası), kütüphanenin giriş katının tam altında, mermer döşemelerin derinliklerinde gizlidir. Yani bu yapı hem bir bilgelik yuvası hem de anıtsal bir mezardır.

Artemis Heykeli'ndeki "Yumurta mı, Göğüs mü?"


Efes Müzesi'ndeki ünlü Artemis heykelinin üzerinde onlarca yuvarlak çıkıntı bulunur. Yıllarca bunların Artemis'in "bereketini" simgeleyen göğüsler olduğu düşünülmüştür.

  • Yeni Teori: Güncel arkeolojik yorumlar, bu yumruların göğüs değil, kurban edilen boğa testisleri olduğunu öne sürer. Kibele geleneğinden gelen bu tasvir, gücü ve doğurganlığı sembolize eder. Ayrıca Artemis tapınağının, gökten düşen bir meteor taşı (Jüpiter'den gelen taş) etrafına kurulduğuna inanılırdı.


Efes, gladyatör oyunlarının merkeziydi. Yakın zamanda yapılan kazılarda, şehirde dünyanın ilk ve tek Gladyatör Mezarlığı bulunmuştur. Kemik analizleri, bu savaşçıların çoğunun vejetaryen ağırlıklı beslendiğini (arpa ve baklagil) ve ölümcül darbeleri almadan önce tıbbi tedavi gördüklerini ortaya çıkarmıştır. Bu da onların sadece "harcanabilir köleler" değil, değerli "spor yıldızları" olduğunu kanıtlar.


AVIORESBLOG

Künye 

Güncel, doğru ve özgün bilgilerin adresi..

Temsilci: Sena Hacıoğlu

Adres: İstiklal Mah. Çark Cad.  273 nolu bina kat:2 daire: 207 Serdivan/ Sakarya

Türkiye

İletişim: avioresblog@gmail.com

Kullanım Koşulları        Gizlilik Politikası         Çerez Politikası

  • Instagram
  • Pinterest
  • TikTok
  • İş Parçacığı
© Copyright®

2023, AVIORESBLOG tarafından kurulmuştur.

bottom of page