Glisin: Kolajenin En Önemli Amino Asidi ve Faydaları
- Sena Hacıoğlu
- 6 gün önce
- 2 dakikada okunur

Cilt bakımı ve eklem sağlığı denilince akla gelen ilk kelime "Kolajen"dir. Piyasada onlarca farklı kolajen takviyesi, kemik suyu tarifleri ve kremler havada uçuşuyor. Ancak çok az kişi, kolajenin aslında neyden yapıldığını sorguluyor. İşte cevabı veriyoruz: Glisin. Vücudumuzdaki en bol protein olan kolajenin üçte biri, en küçük ve en basit amino asit olan Glisinden oluşur. Bina inşa ediyorsanız ve tuğlanız (Glisin) yoksa, ne kadar çimento (diğer proteinler) kullanırsanız kullanın, o bina (cildiniz ve kemikleriniz) sağlam olmaz. Glisin, teknik olarak "esansiyel olmayan" (vücudun üretebildiği) bir amino asit sayılsa da, modern yaşamın stresi ve beslenme alışkanlıkları nedeniyle vücudumuz artık ihtiyacımızı karşılayacak kadar Glisin üretemiyor. Bilim insanları buna "Yarı-Esansiyel" diyor; yani dışarıdan takviye almak veya Glisin zengini beslenmek, yaşlanmayı yavaşlatmak için artık bir lüks değil, zorunluluk.
Cilt Elastikiyeti ve Eklem Sağlığı: Kolajen Fabrikasının Yakıtı

Glisin’in gücü sadece cildi sıkılaştırmakla sınırlı değil. O, aynı zamanda güçlü bir nörotransmiterdir (sinir iletici). Beyni sakinleştirir, vücut ısısını düşürerek derin uykuya geçişi kolaylaştırır ve günümüzün en büyük sorunu olan enflamasyonu (yangıyı) bastırır. Kolajen molekülü, üçlü sarmal bir yapıdadır ve bu sarmalın her üç adımından biri Glisin olmak zorundadır.
Glisin olmadan kolajen sentezi durur. Yeterli Glisin alımı, cildin nem tutma kapasitesini artırır, ince kırışıklıkları onarır ve cilde o meşhur "dolgunluğu" verir. Aynı zamanda eklemleri ve kıkırdakları koruyarak osteoartrit (kireçlenme) riskini azaltır. Kemik suyu, jelatin, tavuk derisi ve balık gibi besinler, doğal Glisin depolarıdır. Modern diyetimizde "kas eti" (bonfile vb.) yemeye odaklanıp sakatatları ve bağ dokularını attığımız için Glisin eksikliği çekiyoruz.
Uyku Kalitesi ve Beyin Sağlığı: Doğal Sakinleştirici

Japonya’da yapılan araştırmalar, yatmadan önce alınan 3 gram Glisin’in, uyku kalitesini ciddi oranda artırdığını kanıtlamıştır. Ayrıca Glisin, vücudun "Ana Antioksidanı" olan Glutatyon’un üretilmesi için gereken üç amino asitten biridir. Yani Glisin eksikse, vücudunuz detoks yapamaz, toksinleri atamaz ve hücresel yaşlanma hızlanır. Kısacası Glisin; hem dış güzelliğinizin (cilt, saç, tırnak) hem de iç huzurunuzun (uyku, detoks, dinginlik) kilit anahtarıdır.
Glisin, beyinde "inhibitör" (baskılayıcı) bir nörotransmiter olarak çalışır. Yani aşırı çalışan, susmayan zihni sakinleştirir. Yatmadan önce alınan Glisin, vücut çekirdek ısısını hafifçe düşürerek beynin "uyku moduna" girmesini sağlar. Uyku haplarının aksine sersemlik yapmaz; sabahları daha dinç ve "uykuyu almış" şekilde uyanmanıza yardımcı olur. Ayrıca hafıza ve bilişsel fonksiyonları desteklediği de bilinmektedir.
Glutatyon Sentezi ve Ömür Uzatma (Longevity)

Vücudun paslanmasını (oksidatif stres) önleyen en güçlü silahımız Glutatyon’dur. Glutatyon üretmek için vücut üç malzemeye ihtiyaç duyar: Sistein, Glutamat ve Glisin. Yaşla birlikte Glisin seviyeleri düştüğü için Glutatyon üretimi de azalır. Bu da yaşlanmayı hızlandırır. Glisin takviyesi (veya NAC ile birlikte kullanımı), yaşlı bireylerde bile Glutatyon seviyelerini gençlik düzeyine çıkarabilir. Bu özelliğiyle Glisin, gerçek bir "Anti-Aging" ajanıdır.







