Kuran-ı Kerim Hakkında Bilinmesi Gerekenler ve Evrensel Mesajı
- Sena Hacıoğlu
- 3 gün önce
- 2 dakikada okunur

İslam inancına göre Yaratıcı'nın insanlığa gönderdiği son mektup, son çağrı ve kıyamete kadar geçerli olan tek yaşam rehberi Kuran-ı Kerim, sadece bir "din kitabı" değil, aynı zamanda edebi, hukuki, bilimsel ve ruhsal bir mucizeler bütünüdür. 610 yılında, Mekke’deki Hira Mağarası’nda, Nur Dağı’nın sessizliğinde Cebrail (a.s) aracılığıyla Hz. Muhammed’e (s.a.v) indirilen ilk "Oku!" (Alak Suresi) emriyle başlayan bu vahiy süreci, tam 23 yıl süren muazzam bir inşanın ürünüdür. Kuran’ı diğer ilahi kitaplardan (Tevrat, Zebur, İncil) ayıran en temel özellik, indirildiği andan itibaren tek bir harfinin bile değişmeden, bozulmadan ve tahrif edilmeden günümüze kadar ulaşmış olmasıdır. Bu, "Onu biz indirdik, onu koruyacak olan da biziz" (Hicr, 9) ayetiyle bizzat Allah tarafından teminat altına alınmıştır.
Kuran, Arapça olarak indirilmiştir ve bu dilin belagat (söz sanatı) zirvesidir; öyle ki indiği dönemde şairleriyle övünen Arap toplumunu aciz bırakmış, benzerinin getirilmesi konusunda meydan okumuş ancak kimse buna güç yetirememiştir. Evrenin yaratılışından embriyonun gelişimine, tarihteki kavimlerin kıssalarından miras hukukuna kadar her alanda söz söyler. Onun mesajı, belirli bir ırka veya zamana değil, "Alemlere Rahmet" olarak tüm insanlığadır.
Vahiy Süreci ve Nüzul: 23 Yıllık İnşa Dönemi

Bir Müslüman için Kuran okumak, sadece gözle yapılan bir eylem değil, Allah ile konuşmaktır. O, kalplerin şifası, zihinlerin aydınlığı ve ruhun gıdasıdır. Kuran’ın mucizesi, 1400 yıl önce çölün ortasında inmiş olmasına rağmen, bugün modern insanın en derin psikolojik ve varoluşsal sancılarına hala en taze cevapları verebilmesinde saklıdır.Kuran, bir anda gökten kitap halinde inmemiştir. Bu durum, onun hayatın içine nüfuz etmesini sağlamıştır.
Mekke ve Medine Dönemi: 610-632 yılları arasında parça parça inmiştir. İlk 13 yıl (Mekke), imanın temellerinin atıldığı ve zulme karşı sabrın işlendiği dönemdir. Son 10 yıl (Medine) ise devletleşme ve hukuk sisteminin kurulduğu dönemdir.
Cebrail'in Rolü: Vahiy meleği Cebrail, ayetleri Hz. Muhammed’e (s.a.v) kalbine nakşetmiş, Peygamberimiz de bu ayetleri vahiy katiplerine yazdırmış ve ezberletmiştir.
Kuran’ın Yapısı: Sure, Ayet ve Cüz

Kuran-ı Kerim, toplamda 114 sure ve 6666 (yaygın görüşe göre) ayetten oluşan, Fatiha Suresi ile başlayıp Nas Suresi ile biten muazzam bir sistematiktir. Ancak o, kronolojik bir tarih kitabı gibi okunmaz; insan ruhunun ihtiyaçlarına, toplumsal olayların akışına ve sorulara cevap olarak "peyderpey" (parça parça) indirilmiştir.Kuran-ı Kerim’in kendine has bir matematiksel ve edebi düzeni vardır.
Bölümler: 114 Sure (bölüm) ve binlerce Ayet (cümle) içerir. Okuma kolaylığı için 30 eşit parçaya (Cüz) ayrılmıştır. Bu sistem, Ramazan aylarında yapılan "Mukabele" geleneğinin temelidir.
Mushaf: Hz. Ebu Bekir döneminde kitap haline getirilmiş (Mushaf), Hz. Osman döneminde çoğaltılarak İslam beldelerine gönderilmiştir. O günden bugüne tek bir nüshası bile farklı değildir.
Evrensel Mesaj ve Tevhid İnancı

Mekke döneminde inen ayetler daha çok inanç, tevhid (Allah’ın birliği), ahiret ve ahlak üzerine yoğunlaşırken; Medine döneminde inen ayetler hukuk, ibadet, ticaret ve toplumsal yaşam kurallarını inşa etmiştir. Kuran, insanı sadece "kul" olarak değil, "yeryüzünün halifesi" (sorumlusu) olarak tanımlar. Kuran’ın ana teması, Allah’ın birliği ve insanın sorumluluğudur.
Tevhid: "Lailahe illallah" (Allah'tan başka ilah yoktur) ilkesi, Kuran'ın omurgasıdır. İnsanı kula kulluktan kurtarıp, sadece Yaradan'a bağlayarak özgürleştirir.
Ahlak ve Adalet: Sadece ibadet etmeyi değil; dürüst olmayı, yetimi gözetmeyi, ölçüde hile yapmamayı ve adaleti emreder. Kuran, yaşayan bir ahlak yasasıdır.







