top of page

Piramitlerin Sırları: Firavunların Sonsuz Yaşam İnancı

  • Yazarın fotoğrafı: Sena Hacıoğlu
    Sena Hacıoğlu
  • 23 Oca
  • 3 dakikada okunur

mısır piramitlerinin sırları, giza piramitleri nasıl yapıldı, orion takımyıldızı ve piramitler, antik mısır, sonsuz yaşam, firavun mezarları ve lanetler, keops piramidi özellikleri, mısır ölüler kitabı gizemi

Kahire’nin batısındaki Giza Platosu’nda gökyüzüne meydan okuyan bu devasa yapılar, yaygın inanışın aksine sadece firavunların cesetlerinin saklandığı basit mezarlar değildir. Onlar, Antik Mısır inancının taşa dökülmüş hali, astronomik bir takvim, matematiksel bir mucize ve en önemlisi ruhun (Ka) öteki aleme (Duat) geçişini sağlayan kozmik birer "diriliş makinesidir". Eski Krallık döneminde inşa edilen bu yapılar, Mısırlıların "Yukarıda ne varsa, aşağıda da o vardır" (Hermetik prensip) ilkesine olan sarsılmaz inançlarının en somut kanıtıdır. Bir firavun öldüğünde, onun sadece bedeni mumyalanmaz, aynı zamanda ruhunun yıldızlara, özellikle de atalarının yanına yükselmesi için devasa bir enerji alanı inşa edilirdi.

Büyük Giza Piramidi (Keops), tek başına yaklaşık 2.3 milyon taş bloktan oluşur ve bu taşların her biri tonlarca ağırlıktadır. O dönemde tekerleğin veya demir aletlerin henüz yaygın kullanılmadığı düşünülürse, bu yapıların inşası sadece insan gücüyle açıklanamayacak kadar karmaşık bir organizasyonu işaret eder. Ancak piramitlerin asıl sırrı taşların nasıl üst üste konulduğunda değil, nereye ve nasıl hizalandığında gizlidir. Mısırlılar, piramitleri rastgele bir mezarlık alanına dikmemişlerdir. Bu yapılar, Dünya'nın manyetik kuzeyine o kadar hassas bir şekilde hizalanmıştır ki, modern pusulalarla yapılan ölçümler bile milimetrik sapmalar dışında hata bulamaz. Piramidin taban çevresinin yüksekliğine oranı, Pi sayısını (3.14) verirken; Kral Odası'nın ölçüleri Altın Oran (Phi) ile kusursuz bir uyum içindedir. Bu matematiksel deha, Mısırlı rahiplerin ve mimarların evrenin kutsal geometrisine ne denli hakim olduklarını gösterir. Onlar için matematik, tanrıların diliydi ve piramitler bu dille yazılmış birer dua kitabıydı.


Matematiksel Deha ve Orion Kuşağı: Taşlara Kazınan Yıldız Haritası


mısır piramitlerinin sırları, giza piramitleri nasıl yapıldı, orion takımyıldızı ve piramitler, antik mısır, sonsuz yaşam, firavun mezarları ve lanetler, keops piramidi özellikleri, mısır ölüler kitabı gizemi

Piramitlerin en büyüleyici yönü ise astronomik bağlantılarıdır. Piramitlerin içindeki hava bacaları veya ruh kanalları, rastgele gökyüzüne açılmaz. Kral Odası’ndan çıkan güney bacası doğrudan Orion Kuşağı’na (Osiris’in takımyıldızı), kraliçe odasından çıkan baca ise Sirius’a (İsis’in yıldızı) bakar. Bu hizalanma, firavunun ruhunun ölümden sonra Osiris ile birleşmesi ve İsis’in rehberliğinde yeniden doğması için tasarlanmış bir "yıldız geçidi" sistemidir.Piramitlerin konumu tesadüf değildir. Giza’daki üç büyük piramit (Keops, Kefren, Mikerinos), gökyüzündeki Orion Takımyıldızı’nın kemerindeki üç yıldızla (Alnitak, Alnilam, Mintaka) birebir aynı hizada ve aynı parlaklık oranında dizilmiştir. Nil Nehri ise bu haritada Samanyolu Galaksisi’ni temsil eder. Bu "Orion Korelasyon Teorisi", Mısırlıların Giza’yı yeryüzünde bir "Gökyüzü Aynası" olarak inşa ettiklerini kanıtlar. Amaç, gökteki mükemmel düzeni yere indirerek Mısır’ı kutsal bir alana dönüştürmek ve firavunun ruhunun ait olduğu yıldızlara giden yolu haritalandırmaktır.

Ruhun Göğe Yükselişi: Bir Mezar Değil, Bir Diriliş Makinesi

mısır piramitlerinin sırları, giza piramitleri nasıl yapıldı, orion takımyıldızı ve piramitler, antik mısır, sonsuz yaşam, firavun mezarları ve lanetler, keops piramidi özellikleri, mısır ölüler kitabı gizemi


Mısırlılar, firavunun öldükten sonra bir yıldıza dönüşeceğine ve kozmik düzeni oradan korumaya devam edeceğine inanırlardı. Piramit, bu dönüşümün gerçekleştiği kozmik bir reaktördü. İçerisindeki granit lahitler, özel rezonans özellikleri sayesinde, ritüeller sırasında belirli ses frekanslarını (muhtemelen "Om" veya ilahi isimler) yükselterek ruhun bedenden ayrılışını ve boyut değiştirmesini kolaylaştırmak için kullanılmış olabilir. Dolayısıyla piramitler, ölümün soğukluğunu değil, sonsuz yaşamın vaadini taşırlar. Modern arkeoloji piramitleri "anıt mezar" olarak tanımlasa da, bu yapıların içinde hiyerogliflerin bulunmaması (daha sonraki dönemlerde Piramit Metinleri hariç) ve mumyaların çoğunun aslında Krallar Vadisi'nde bulunması ilginçtir. Ezoterik bakış açısına göre piramit, bir "İnisiyasyon Tapınağı"dır. Firavun (veya yüksek rahip), sağlığında bu piramidin lahidine yatarak "sembolik bir ölüm" deneyimi yaşar, astral seyahat ile öte alemleri ziyaret eder ve "aydınlanmış" olarak geri dönerdi. Piramidin şekli, güneş ışınlarının yeryüzüne inişini simgeler ve ruhun bu ışık huzmeleri üzerinden Ra’nın teknesine binip göğe yükselmesini sağlayan bir rampa görevi görürdü.

Lanetler ve Tuzaklar: Firavun’un Uykusunu Koruyan Mühürler


"Firavun’un huzurunu bozanın üzerine ölüm kanatlarıyla gelecektir." Bu ünlü söz, piramitlerin sadece fiziksel değil, psişik ve büyüsel yöntemlerle de korunduğunu gösterir. Mısırlılar, bedenin (Khat) zarar görmesi halinde ruhun (Ka ve Ba) geri dönemeyeceğine ve ebediyen yok olacağına inanırdı. Bu yüzden mezar odalarına giden yollar yalancı koridorlar, tonlarca ağırlıktaki granit bloklar ve derin kuyularla tuzaklanmıştır. Ancak asıl koruma, mezar duvarlarına işlenen tılsımlı sözler ve büyülerdir. Bu "lanetler", aslında mezar soyguncularının bilinçaltına korku salarak, onları psikolojik ve enerjetik olarak caydırmayı amaçlayan kadim bir savunma mekanizmasıdır.




AVIORESBLOG

Künye 

Güncel, doğru ve özgün bilgilerin adresi..

Temsilci: Sena Hacıoğlu

Adres: İstiklal Mah. Çark Cad.  273 nolu bina kat:2 daire: 207 Serdivan/ Sakarya

Türkiye

İletişim: avioresblog@gmail.com

Kullanım Koşulları        Gizlilik Politikası         Çerez Politikası

  • Instagram
  • Pinterest
  • TikTok
  • İş Parçacığı
© Copyright®

2023, AVIORESBLOG tarafından kurulmuştur.

bottom of page