Sadakatin Sarsılmaz Kalesi: Venüs Boğa Burcunda
- 7 saat önce
- 2 dakikada okunur

Astrolojinin o büyülü, sembolik ve sonsuz derinliklere sahip kozmik haritasında, sevginin, estetiğin, değer duygumuzun ve hayattan aldığımız o saf hazzın yegane temsilcisi olan Venüs gezegenine odaklanıyoruz. Venüs, gökyüzünün en parlak, en dişil ve cazibe dolu ışığıdır; bizim başkalarını nasıl sevdiğimizi, kendimize ne kadar değer verdiğimizi, maddi kaynaklarla nasıl bir ilişki kurduğumuzu ve neleri çekici bulduğumuzu belirler. Bu muazzam sevgi ve uyum gezegeni, Zodyak'ın en sabırlı, en ayakları yere basan ve en güven arayan toprak elementi burcu olan Boğa'ya yerleştiğinde, adeta asıl tahtına oturur. Çünkü Venüs, zaten Boğa burcunun doğal yönetici gezegenidir ve astrolojik terminolojide bu duruma "kendi evinde (domicile) olmak" denir. Venüs kendi evinde olduğunda tüm o yumuşak, bağlayıcı, estetik ve bereketli enerjisini hiçbir engele, hiçbir kısıtlamaya takılmadan, en saf ve en güçlü haliyle dışa vurur. Venüs'ü Boğa burcunda olan bir birey için aşk; bir anlık bir heves, uçarı bir macera veya sadece sosyal medyada sergilenecek bir vitrin asla değildir. Onlar için sevgi, toprağa atılan bir tohumun kök salması, usulca yeşermesi ve yıllara meydan okuyan devasa bir çınara dönüşmesi kadar yavaş, sabırlı ama bir o kadar da kalıcı bir inşadır. Birini hayatlarına almaya karar vermeleri oldukça uzun sürer; karşılarındaki kişiyi zamana yayarak tartarlar, davranışlarındaki tutarlılığı izlerler ve bu sürecin sonunda eğer kalplerinin kapılarını gerçekten açarlarsa, bu genellikle bir ömür boyu sürecek sarsılmaz bir sadakatin de en büyük teminatı olur. Fiziksel dünyayla bağları inanılmaz derecede kuvvetlidir. Onlar sevgiyi soyut şiirlerle, havada uçuşan abartılı vaatlerle veya dramatik kavgalarla değil; çok daha somut, tutulabilir ve hissedilebilir yollarla gösterirler. Huzur, onun hayatındaki en kutsal ve taviz verilemez kelimedir. Partneriyle gürültülü ve kalabalık kulüplerde sabahlamak yerine, evinin o özenle dekore edilmiş salonunda, loş bir ışık altında, kaliteli bir şarap ve güzel müzikler eşliğinde uzun uzun saatler geçirmeyi tercih eder. Bu sükunet, bazen dışarıdan bakan, daha hareketli ateş veya hava enerjisine sahip kişilere sıkıcı veya 'ağırkanlı' gelebilir; ancak günün sonunda fırtınalardan yorulan herkes o Venüs Boğa'nın sunduğu sarsılmaz ve sıcak güven limanına demir atmak isteyecektir. Dünya nimetlerinden faydalanmayı, hazları uçlarda ama mutlak bir kalite standardı içinde yaşamayı bilirler. Evleri onlar için birer sığınak, adeta lüks ve konforla döşenmiş birer saray yavrusudur.



