top of page

Sürekli Tetikte Olma Hali: Hipervijilans Nedir ve Bu Durumla Nasıl Baş Çıkılır?

  • Yazarın fotoğrafı: Sena Hacıoğlu
    Sena Hacıoğlu
  • 19 Oca
  • 2 dakikada okunur
Hipervijilans

Hipervijilans, bir bireyin çevresindeki olası tehditlere karşı aşırı duyarlı, sürekli tetikte ve alarm durumunda olması halidir. Bu durum sadece "evhamlı olmak" veya "biraz gergin hissetmek" ile karıştırılmamalıdır; hipervijilans, sinir sisteminin adeta "kırmızı alarm" seviyesinde takılı kalmasıdır. 2026 dünyasının getirdiği bilgi kirliliği, hız ve belirsizlikler, pek çok insanın farkında olmadan bu modda yaşamasına neden olmaktadır. Kişi, sosyal bir ortamda en ufak bir fısıltıyı kendisine yönelik bir saldırı gibi algılayabilir veya kalabalık bir alanda sürekli çıkış kapılarını kontrol etme ihtiyacı hissedebilir.

Beynin "amigdala" bölgesinin aşırı aktif olması yatar. Amigdala, tehditleri algılayan bir radar gibi çalışır; ancak hipervijilans durumunda bu radar bozulmuştur ve zararsız uyaranları bile (kapı çarpması, birinin bakışı, ani bir ses) birer hayati tehlike olarak rapor eder. Sürekli tetikte olma hali, bedeni "savaş ya da kaç" modunda tuttuğu için kronik yorgunluğa, odaklanma sorunlarına ve uyku bozukluklarına yol açar. Hipervijilansı anlamak, aslında beynimizin bizi korumaya çalışma çabasını anlamak ama bu çabanın artık bize zarar verdiğini fark etmektir.

Hipervijilansın Belirtileri: Bedeniniz ve Zihniniz Ne Diyor?


Hipervijilans yaşayan bireylerde hem fiziksel hem de davranışsal belirtiler iç içe geçer. Fiziksel olarak; ani seslere aşırı tepki verme (irkilme), kas gerginliği, hızlı kalp atışı ve sığ nefes alıp verme en yaygın semptomlardır. Davranışsal düzeyde ise, çevreye karşı aşırı kontrolcü olma eğilimi görülür. Örneğin; bir restoranda sırtını duvara vermeden oturamamak, insanların yüz ifadelerini takıntılı şekilde analiz etmek veya her an kötü bir şey olacakmış hissiyle yaşamak bu durumun göstergesidir. Bu belirtiler, kişinin sosyal ilişkilerini zayıflatabilir çünkü zihin "güven" yerine "savunma" odaklı çalışmaya başlar.

Neden Sürekli Tetikteyiz? Temel Nedenler ve Tetikleyiciler


Bu durum genellikle geçmişte yaşanan travmatik olayların (Travma Sonrası Stres Bozukluğu - TSSB), yoğun kaygı bozukluklarının veya uzun süreli toksik ilişkilere maruz kalmanın bir sonucudur. Beyin, geçmişte yaşadığı bir acıyı tekrar yaşamamak için aşırı korumacı bir mekanizma geliştirir. 2026'da yapılan araştırmalar, dijital dünyanın yarattığı "sürekli ulaşılabilir olma" zorunluluğunun ve sosyal medya üzerinden gelen örtük eleştirilerin de mikro-hipervijilans vakalarını artırdığını göstermektedir. Yani sadece büyük travmalar değil, birikmiş küçük stresler de sinir sistemini bu yüksek alarm durumuna sokabilmektedir.

İyileşme Yolu: Sinir Sistemini Yeniden Eğitmek


Hipervijilans ile başa çıkmak, sinir sistemine "şu an güvendesin" mesajını vermeyi öğrenmekle başlar. Vagus sinirini uyaran nefes egzersizleri, somatik deneyimleme ve bilişsel davranışçı terapiler bu konuda en etkili yöntemler arasındadır. Kişinin kendi tetikleyicilerini tanıması ve o anlarda bedensel farkındalık (grounding) tekniklerini kullanarak ana dönmesi, beynin savunma mekanizmasını yumuşatır. 2026'nın modern terapi yaklaşımları, bu durumu bir hastalık olarak değil, bedenin yanlış anlaşılmış bir koruma çabası olarak görür ve şefkat odaklı bir iyileşme sürecini savunur. Unutmayın, zihninizin bu tetikte olma halini "kapatmayı" öğrenmesi zaman alan bir yolculuktur.


AVIORESBLOG

Künye 

Güncel, doğru ve özgün bilgilerin adresi..

Temsilci: Sena Hacıoğlu

Adres: İstiklal Mah. Çark Cad.  273 nolu bina kat:2 daire: 207 Serdivan/ Sakarya

Türkiye

İletişim: avioresblog@gmail.com

Kullanım Koşulları        Gizlilik Politikası         Çerez Politikası

  • Instagram
  • Pinterest
  • TikTok
  • İş Parçacığı
© Copyright®

2023, AVIORESBLOG tarafından kurulmuştur.

bottom of page