top of page

TMS (Transkraniyal Manyetik Stimülasyon): İlaç Dirençli Depresyon İçin Yeni Bir Umut

  • Yazarın fotoğrafı: Sena Hacıoğlu
    Sena Hacıoğlu
  • 21 Oca
  • 3 dakikada okunur


Depresyonla mücadele eden pek çok insan için antidepresan ilaçlar ve psikoterapi, hayat kurtarıcı ve etkili tedavi yöntemleridir. Ancak bazı hastalar için bu geleneksel yollar, beklenen rahatlamayı sağlamayabilir. Birden fazla ilaç denemesine ve düzenli terapiye rağmen, depresyonun o karanlık bulutları bir türlü dağılmaz. "İlaca Dirençli Depresyon" denir ve bu, hem hasta hem de yakınları için derin bir umutsuzluk ve çaresizlik kaynağı olabilir. Neyse ki, tıp ve teknolojinin ilerlemesiyle birlikte, bu zorlu durum için yeni ve son derece umut verici bir kapı aralandı: TMS (Transkraniyal Manyetik Stimülasyon).  Cerrahi bir işlem veya anestezi gerektirmeyen, beynin depresyonla ilişkili bölgelerini doğrudan manyetik dalgalarla uyararak "yeniden ayarlayan" bu yenilikçi tedavi, özellikle standart tedavilere yanıt vermeyen hastalar için bir umut ışığı haline gelmiştir. Peki, bilim kurgu filmlerinden çıkmış gibi görünen bu teknoloji tam olarak nasıl çalışıyor? Güvenli mi? Ve kimler bu tedaviden fayda görebilir?


Manyetik Güçle Beyni Yeniden Ayarlamak: TMS Tam Olarak Nedir?



Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (TMS), kafatası üzerinden (transkraniyal), güçlü ama odaklanmış manyetik alan darbeleri kullanarak beynin belirli bölgelerindeki sinir hücrelerini (nöronları) uyaran, non-invaziv (girişimsel olmayan) bir tedavi yöntemidir. Depresyon hastalarında yapılan beyin görüntüleme çalışmaları, beynin özellikle sol prefrontal korteks adı verilen, ruh halini, motivasyonu ve karar vermeyi yöneten bölgesinde sinirsel aktivitenin azaldığını göstermiştir. TMS tedavisi, tam da bu bölgeyi hedefler. Tedavi sırasında, özel bir başlık (coil) hastanın kafasına, hedeflenen beyin bölgesinin üzerine yerleştirilir. Bu başlık, kısa ama güçlü manyetik darbeler üretir. Bu manyetik darbeler, kafatasından acısız bir şekilde geçerek beyin dokusuna ulaşır ve burada küçük elektrik akımları oluşturur. Bu elektrik akımları, aktivitesi azalmış olan nöronları uyararak onları yeniden "ateşler". Seanslar boyunca tekrarlanan bu uyarım, nöronlar arasındaki bağlantıları (sinapsları) güçlendirir, beyin kimyasallarının (nörotransmitterlerin) salınımını düzenler ve en nihayetinde, depresyon nedeniyle yavaşlamış olan beyin devresini yeniden normal aktivite seviyesine döndürür. Kısacası TMS, beynin kendi kendini iyileştirme potansiyelini, dışarıdan uygulanan manyetik bir güçle tetikler.


TMS Tedavisi Nasıl Uygulanır ve Neler Hissedilir?



TMS tedavisi, hastaneye yatmayı gerektirmeyen, ayakta tedavi şeklinde uygulanan bir prosedürdür.

  • Süreç: İlk seanstan önce, psikiyatrist hastanın motor korteksini bularak (genellikle el parmağında bir seğirme yaratarak) kişiye özel "motor eşiği"ni belirler. Bu, tedavi boyunca kullanılacak doğru manyetik güç seviyesini ayarlamak için yapılır. Ardından, tedavi başlığı sol prefrontal korteksin üzerine yerleştirilir ve tedavi başlar. Bir seans genellikle 20 ila 40 dakika sürer. Tedavi, genellikle haftada 5 gün olmak üzere toplam 4 ila 6 hafta (20-30 seans) devam eder.

  • Hissettirdikleri: Tedavi sırasında hasta tamamen uyanıktır ve rahat bir koltukta oturur. Manyetik darbeler uygulandığında, hasta genellikle alnında veya kafa derisinde hafif bir tıklama sesi ve tıkırdama hissi duyar. Bu his, çoğu hasta tarafından rahatsız edici bulunmaz ve zamanla alışılır. Tedavi sırasında herhangi bir anestezi veya sedasyon (sakinleştirici) kullanılmadığı için, hasta seansın hemen ardından normal günlük aktivitelerine (araba kullanmak, işe gitmek gibi) dönebilir.


Kimler İçin Bir Umut Işığı? Etkinlik, Güvenlik ve Yan Etkiler



TMS, özellikle en az bir (veya daha fazla) antidepresan ilaca yeterli yanıt vermemiş Majör Depresif Bozukluk hastaları için FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) tarafından onaylanmış bir tedavidir.

  • Etkinlik: Klinik çalışmalar, ilaca dirençli depresyon hastalarının yaklaşık %50-60'ının TMS tedavisine anlamlı bir yanıt verdiğini ve yaklaşık üçte birinin tam remisyona (belirtilerin tamamen ortadan kalkması) ulaştığını göstermektedir. Bu oranlar, zor bir hasta grubu için oldukça umut vericidir.

  • Güvenlik ve Yan Etkiler: TMS, oldukça güvenli bir prosedür olarak kabul edilir. Antidepresan ilaçların neden olabileceği kilo alımı, cinsel işlev bozukluğu veya uyku hali gibi sistemik yan etkiler TMS tedavisinde görülmez. En sık görülen yan etkiler, genellikle hafif ve geçicidir:

    • Tedavi bölgesinde hafif baş ağrısı.

    • Kafa derisinde geçici rahatsızlık veya seğirme.

    • Tedavi sırasında yüzde hafif kasılmalar. Bu yan etkiler, genellikle ilk hafta içinde azalır ve ağrı kesicilerle kolayca kontrol edilebilir. En ciddi ancak çok nadir görülen risk, nöbet riskidir (yaklaşık 30.000 seansta bir). Bu nedenle, epilepsi öyküsü olan kişilere TMS uygulanmaz.

Uyarı: Bu makale bilgilendirici olup, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. TMS tedavisi, bir psikiyatri uzmanının değerlendirmesi ve yönlendirmesiyle uygulanması gereken özel bir tıbbi prosedürdür.


AVIORESBLOG

Künye 

Güncel, doğru ve özgün bilgilerin adresi..

Temsilci: Sena Hacıoğlu

Adres: İstiklal Mah. Çark Cad.  273 nolu bina kat:2 daire: 207 Serdivan/ Sakarya

Türkiye

İletişim: avioresblog@gmail.com

Kullanım Koşulları        Gizlilik Politikası         Çerez Politikası

  • Instagram
  • Pinterest
  • TikTok
  • İş Parçacığı
© Copyright®

2023, AVIORESBLOG tarafından kurulmuştur.

bottom of page