Venüs Balık: Sınırsız Romantizm
- 5 Şub
- 3 dakikada okunur

Astrolojide sevgi, haz ve değer gezegeni Venüs; Zodyak’ın son burcu olan Balık’a girdiğinde, kendi krallığındaki tahtına oturmuş gibi olmaz; aksine, bir tapınağa girmiş gibi "yücelir" (Exaltation). Venüs Balık yerleşimi, astrolojide aşkın ulaşabileceği en yüksek oktavdır. Burada sevgi artık beşeri bir "seni seviyorum" cümlesinden çıkar, evrensel bir "biz biriz" hissiyatına dönüşür. Venüs Balık insanları için aşk, ne bir sahiplenme savaşı ne de mantıklı bir anlaşmadır; onlar için aşk, ruhun bedenden taşıp bir başkasının ruhuyla okyanusta damla misali erimesidir.
Dünyaya "pembe gözlüklerle" değil, adeta bir "kaleydoskopla" bakarlar. Gördükleri her şeyde, her insanda ve her olayda bir güzellik, bir anlam ve bir merhamet bulurlar. Onların sevgi dili, kelimelerin bittiği yerde başlar. Bir Venüs Balık, partnerini sadece olduğu haliyle sevmez; onun olabileceği en yüksek potansiyeli, yaralarını ve hayallerini de sever. Bu, Zodyak’ın en affedici, en kabullenici ve en fedakar aşıklarının imzasıdır. Onların dünyasında sınırlar yoktur; bir kez sevdiklerinde, egolarını kapının dışında bırakır ve sevdikleri kişi için kendilerini feda etmeye hazır hale gelirler. Bu sınırsızlık, onları dünyanın en büyüleyici romantikleri yaparken, aynı zamanda en savunmasız kalpleri de yapar.
Masalların Başkahramanı: Romantizm, Hayal Gücü ve İdealizasyon

Venüs Balık insanı, bu gri ve beton dünyada yaşamaz. Onlar, kendi zihinlerinde yarattıkları, arka fonunda sürekli kemanların çaldığı büyülü bir masal dünyasında yaşarlar. İlişkilerinde aradıkları şey, Hollywood filmlerini kıskandıracak türden bir romantizmdir. Mum ışığı, şiirler, uzun bakışmalar ve telepatik anlaşmalar onların doğal habitatıdır. Partnerlerini insanüstü bir varlık gibi görmeye, onları bir kaideye oturtup tapınırcasına sevmeye meyillidirler.
İdealizasyon yeteneği, onların en büyük yeteneği olduğu kadar en büyük tuzağıdır da. Aşık olduklarında karşılarındaki kişinin kusurlarını, kırmızı bayraklarını (red flags) görmezden gelirler. Onlar için "kötü insan" yoktur, "yaralı ve şifalanmayı bekleyen insan" vardır. Bu yüzden genellikle "Kurtarıcı-Kurban" dinamiklerinin yaşandığı ilişkilere çekilirler. Birini sevmek, Venüs Balık için o kişiyi iyileştirmekle eş değerdir. Yaratıcılıkları o kadar yüksektir ki, aşk acısını bile muazzam bir sanat eserine, bir şarkıya veya bir romana dönüştürebilirler.
Sınırsız Merhamet ve "Hayır" Diyememe Sendromu

Venüs Balık’ın kalbi bir sünger gibidir; çevresindeki herkesin duygusunu emer. Empati yetenekleri o kadar gelişmiştir ki, partnerleri üzüldüğünde fiziksel olarak acı çekerler. Bu derin merhamet duygusu, ilişkilerde sınır çizememelerine neden olur. Sevdikleri kişi mutlu olsun diye kendi isteklerinden, konforlarından ve hatta benliklerinden vazgeçebilirler. "Sen mutluysan, ben de mutluyum" cümlesi, bir Venüs Balık’ın yaşam mottosudur.
Suistimale çok açıktır. "Hayır" demek, birini reddetmek veya terk etmek onlar için dünyanın en zor eylemidir. İlişki bitse bile, ruhsal bağlarını koparmaları yıllar alabilir. Hatta bazen, sırf karşı taraf üzülmesin diye mutsuz oldukları bir ilişkide sürüklenmeye devam edebilirler. Onlar "evrensel sevgi" ile donatıldıkları için, kin tutmayı beceremezler. En büyük ihanetlere uğrasalar bile, bir gün geri dönüp affetmeleri, o kişinin ruhundaki iyiliğe inanmaya devam etmeleri şaşırtıcı değildir.
Kaçış Arzusu ve Platonik Aşkların Büyüsü

Gerçeklik çok sert, çok soğuk ve çok kurallı olduğunda; Venüs Balık kendi iç dünyasına kaçar. Bu, onların savunma mekanizmasıdır. İlişkide sorunlar baş gösterdiğinde yüzleşip kavga etmek yerine, sessizce uzaklaşmayı, uyumayı veya hayallerine sığınmayı tercih ederler. Bazen de "ulaşılmaz" olanı sevmek onlara daha güvenli gelir. Platonik aşklar, Venüs Balık için biçilmiş kaftandır. Çünkü platonik aşkta hayal kırıklığı riski yoktur; her şey onların zihninde kurguladığı o mükemmel senaryoda ilerler.
Aldanma ve aldatılma temaları da ne yazık ki bu yerleşimin gölgesidir. Bazen kendilerini kandırırlar, bazen de aşırı saf iyimserlikleri yüzünden başkaları tarafından kandırılırlar. Ancak her düşüşten sonra, ruhsal inançları sayesinde ayağa kalkar ve "Aşk yine de dünyayı kurtaracak" diyerek yollarına devam ederler. Çünkü Venüs Balık bilir ki; bu dünyadaki her şey illüzyondur, gerçek olan tek şey ruhtur.



