Yeni Yıl Manifestosu: İsteklerinizi Evrene Nasıl Duyurursunuz?
- Sena Hacıoğlu
- 21 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
"Yeni yıl kararları" Şubat ayını görmezken, bazılarının hayatı bir yıl içinde tanınmaz derecede, mucizevi bir şekilde değişir? Cevap, "Manifesto" sanatında ve evrenle kurduğumuz iletişim dilinde saklıdır. Manifesto, sanılanın aksine sadece "istemek" veya "hayal kurmak" değildir; o, zihinsel, duygusal ve enerjetik frekansınızı, arzuladığınız gerçeklikle "eşitleme" eylemidir.
Nikola Tesla'nın dediği gibi, "Evrenin sırlarını bulmak istiyorsanız; enerji, frekans ve titreşim cinsinden düşünmelisiniz." Evren, Türkçe, İngilizce veya Almanca konuşmaz; Evren, "titreşim" dilini konuşur. Sizin ağzınızdan çıkan kelimelere değil, yaydığınız frekansa cevap verir. Eğer sürekli "Para istiyorum" derseniz, evrene yaydığınız frekans "yokluk" (bende para yok) frekansıdır ve evren size "istemeye devam edeceğiniz" koşulları, yani parasızlığı gönderir. Gerçek bir Yeni Yıl Manifestosu, "istemek" halinden çıkıp "olmak" haline geçiş sürecidir.
Manifestasyon süreci, nörobilimsel olarak da desteklenen bir yapıdır. Beynimizdeki Retiküler Aktive Edici Sistem (RAS), odaklandığımız şeyi bize göstermekle görevlidir. Siz niyetinizi net bir şekilde belirleyip, sanki o gerçekleşmiş gibi hissettiğinizde, beyniniz ve evrensel enerji bu gerçekliği inşa etmek için işbirliği yapar. Yeni yıla girerken hazırlayacağınız manifesto, sadece bir dilek listesi değil, gelecekteki benliğinizle imzaladığınız bir "niyet sözleşmesi" olmalıdır. Bu süreçte kağıt ve kalem en büyük büyülü asanızdır. Yazmak, soyut olan düşünceyi somut olan maddeye (mürekkep ve kağıt) dönüştürmenin ilk adımıdır. Ancak yazmak yetmez; o satırların arasına, dileğiniz gerçekleştiğinde hissedeceğiniz o coşkuyu, rahatlamayı ve şükran duygusunu sıkıştırmanız gerekir.
Dilinizi Değiştirin: "İstiyorum" Tuzağından "Sahibim" Gücüne
Manifestonun en kritik kuralı, zaman kipi ve kullanılan kelimelerdir. "Yeni yılda mutlu olmak istiyorum" cümlesi, evrene "Ben şu an mutsuzum ve mutluluk benden uzakta" mesajını verir. Evren, bir fotokopi makinesi gibidir; ne hissederseniz onu çoğaltır. Bu yüzden manifestonuzu yazarken mutlaka "Şimdiki Zaman" kullanmalısınız. Sanki o olay şu an gerçekleşiyormuş gibi yazın.
"Sağlıklı olmayı diliyorum" yerine, "Hücrelerimin her biri sağlıkla parladığı için şükürler olsun" deyin. "Zengin olmak istiyorum" yerine, "Bana her yönden akan bolluk ve bereketi sevgiyle kabul ediyorum, banka hesabımdaki artışı huzurla izliyorum" deyin. Beyniniz hayal ile gerçek arasındaki farkı ayırt edemez; siz "sahibim" dediğinizde, o gerçekliği yaratmak için nöral yolları ve dış dünyadaki fırsatları devreye sokar.
3-6-9 Metodu ve Vizyon Panosu (Vision Board) ile Görselleştirme

Nikola Tesla'nın evrenin anahtarı olarak gördüğü sayılarla oluşturulan 3-6-9 Metodu, yeni yıl manifestonuz için güçlü bir ritüeldir. Sabah uyandığınızda dileğinizi şimdiki zamanda 3 kez yazın (niyeti başlatma), öğlen 6 kez yazın (niyeti güçlendirme) ve gece uyumadan hemen önce 9 kez yazın (bilinçaltına mühürleme). 21 gün boyunca sürdürün. Vizyon Panosu hazırlayın. İstediğiniz evin, arabanın, vücudun veya ilişkinin fotoğraflarını kesin ve bir panoya yapıştırın. Ancak buradaki sır, panoya bakıp "Keşke" demek değil; panoya bakıp o karenin içindeymiş gibi "hissetmektir". O arabanın direksiyonundaki deri kokusunu, o evdeki kahve kokusunu imajine edin. Duygu, manifestonun yakıtıdır.
Manifestasyonun en zor ama en gerekli adımı "Teslimiyet"tir (Letting Go). Dileğinizi dilediniz, ritüelinizi yaptınız, hissettiniz; şimdi onu serbest bırakmalısınız. Sürekli "Ne zaman olacak?", "Neden hala olmadı?" diye sorgulamak, toprağa ektiğiniz tohumu sürekli çıkarıp "Büyüdü mü?" diye kontrol etmeye benzer; bu, tohumu öldürür. Bu süreci bir restoranda yemek siparişi vermeye benzetebilirsiniz. Garsona siparişi verdikten sonra (niyet), yemeğin geleceğinden emin bir şekilde sohbetinize devam edersiniz (güven). Sürekli mutfağa gidip aşçıya "Yemeğimi yapıyor musun?" demezsiniz. Evrene güvenin. Siz "ne" istediğinizi belirleyin, "nasıl" olacağı evrenin işidir. Obsesif bir bekleyiş direnç yaratır; akışta kalmak ise mucizeleri çeker.









