top of page

Mantarların Gizemli Dünyası ve Bilinmeyen Yönleri

  • Yazarın fotoğrafı: Sena Hacıoğlu
    Sena Hacıoğlu
  • 20 Oca
  • 2 dakikada okunur
Mantarların Gizemli Dünyası ve Bilinmeyen Yönleri

Doğada yürürken ayağımızın dibinde beliren şapkalı figürler, yani mantarlar, aslında devasa bir buzdağının sadece görünen ucudur. Genellikle sebze reyonlarında satıldıkları için bitkilerle karıştırılsalar da, biyolojik olarak Fungi (Mantarlar) Alemi, bitkilerden tamamen ayrı, hatta genetik olarak hayvanlara daha yakın olan eşsiz bir krallıktır. Yeryüzünde yaşamın devamlılığı, bu sessiz organizmaların omuzlarındadır. Mantarlar fotosentez yapamazlar; bunun yerine, doğadaki organik maddeleri (ölü bitkiler, ağaç gövdeleri, yapraklar) ayrıştırarak beslenirler. Eğer mantarlar olmasaydı, dünya üzerindeki ölü organik atıklar asla çürümez, ormanlar kendi atıkları altında boğulur ve yaşam döngüsü durma noktasına gelirdi. Bu ayrıştırıcı (dekompozer) özellikleri sayesinde toprağı sürekli olarak mineral ve besin maddeleriyle zenginleştirirler.


Bir mantarın asıl bedeni, toprağın altında metrelerce uzanan ve miselyum adı verilen incecik, ağ benzeri iplikçiklerdir. Yeryüzünde gördüğümüz gövde ve şapka kısmı ise sadece üremek için (spor yaymak amacıyla) kısa süreliğine yüzeye çıkan "meyve" kısmıdır. Bu yeraltı ağı o kadar gelişmiştir ki, bilim insanları ona "Doğanın İnterneti" veya "Wood Wide Web" adını verirler. Ağaçlar, köklerine dolanan mantar ağları sayesinde birbirleriyle iletişim kurar, besin alışverişi yapar ve hatta bir tehlike anında (böcek istilası gibi) birbirlerini uyarırlar. Yani orman, mantarlar sayesinde birbirine bağlı devasa bir süper organizma gibi davranır.


Miselyum Ağı: Ormanın Yeraltı İletişim Hattı


İnsanlık tarihi boyunca mantarlar hem bir besin kaynağı hem bir şifa aracı hem de korkulan bir zehir olmuştur. Mutfaklarımızda yer alan kültür mantarlarının ötesinde, Aslan Yelesi (Lion's Mane) gibi beyin fonksiyonlarını destekleyen veya Reishi gibi bağışıklığı güçlendiren tıbbi mantarlar, modern tıbbın ve takviye endüstrisinin odağındadır. Ayrıca penisilinin (ilk antibiyotik) bir küf mantarından elde edildiği düşünüldüğünde, mantarların hayat kurtarıcı rolü yadsınamaz. Ancak bu krallık, ölümcül tehlikeleri de barındırır. Doğada birbirine çok benzeyen iki türden biri lezzetli bir akşam yemeği olabilirken, diğeri karaciğer iflasına yol açabilir. Bu düalite, mantarları hem büyüleyici hem de saygı duyulması gereken bir varlık haline getirir. Günümüzde biyoteknoloji, mantarları kullanarak doğada çözünebilen plastikler üretmekten, petrol sızıntılarını temizlemeye kadar pek çok alanda devrim yaratmaktadır. Mantarlar, geçmişin çürütücüleri olduğu kadar, geleceğin de inşa edicileridir.Toprağın altındaki miselyum ağı, dünyanın en büyük canlı organizmasıdır. Oregon'da bulunan bir Bal Mantarı (Armillaria ostoyae) kolonisi, yaklaşık 9 kilometrekarelik bir alana yayılmış durumdadır ve binlerce yaşındadır. Bu ağ, bitki kökleri ile "mikoriza" adı verilen simbiyotik bir ilişki kurar. Mantar, bitkiye topraktan su ve mineral (fosfor, azot) sağlarken; bitki de fotosentez ile ürettiği şekeri (karbonu) mantara verir. Bu karşılıklı yaşam, ekosistemin temelidir.



Mantarlar, düşük kalorili olmalarının yanı sıra yüksek protein, lif, B vitaminleri ve selenyum kaynağıdır. Ayrıca güneş ışığına maruz kaldıklarında D vitamini üretebilen tek tarım ürünüdürler. Geleneksel Çin tıbbında binlerce yıldır kullanılan fonksiyonel mantarlar (Cordyceps, Chaga, Turkey Tail), günümüzde adaptojen (stres dengeleyici) özellikleri nedeniyle kahvelerden kapsüllere kadar birçok formda tüketilmektedir. Mantarlar dünyasında hata yapma lüksü yoktur. "Köy Göçüren" (Amanita phalloides) gibi türler, tek bir lokmada yetişkin bir insanı öldürebilecek toksinlere sahiptir. Halk arasında bilinen "sirkeli su zehrini alır" veya "böcek yiyorsa zehirsizdir" gibi inanışlar tamamen yanlıştır. Mantar toplamak (mikoloji), derin bir uzmanlık gerektirir. Doğadan toplama yaparken sadece %100 emin olunan türler alınmalı, kökünden koparmak yerine sporlarını dökebilmesi için bıçakla kesilerek toplanmalıdır.



AVIORESBLOG

Künye 

Güncel, doğru ve özgün bilgilerin adresi..

Temsilci: Sena Hacıoğlu

Adres: İstiklal Mah. Çark Cad.  273 nolu bina kat:2 daire: 207 Serdivan/ Sakarya

Türkiye

İletişim: avioresblog@gmail.com

Kullanım Koşulları        Gizlilik Politikası         Çerez Politikası

  • Instagram
  • Pinterest
  • TikTok
  • İş Parçacığı
© Copyright®

2023, AVIORESBLOG tarafından kurulmuştur.

bottom of page