top of page

Viyana: İmparatorluk Zarafeti ve Modern Konforun Mükemmel Senfonisi

  • Yazarın fotoğrafı: Sena Hacıoğlu
    Sena Hacıoğlu
  • 21 Oca
  • 2 dakikada okunur
Viyana

Avusturya'nın başkenti Viyana, sadece valslerin, Mozart'ın veya görkemli sarayların şehri değildir; o, modern şehirciliğin bir "ütopya" olarak kabul edildiği yerdir. Mercer ve The Economist (EIU) gibi prestijli kurumların hazırladığı "Dünyanın En Yaşanabilir Şehirleri" listesinde neredeyse her yıl 1. sırada yer alması bir tesadüf değildir. Viyana, imparatorluk geçmişinden gelen estetiği, sosyal devlet anlayışının sağladığı güvenlik ve konforla birleştirmeyi başarmış nadir metropollerden biridir. Bir yanda Habsburg Hanedanı'nın ihtişamlı binaları arasında kahvenizi yudumlarken, diğer yanda dakikası dakikasına işleyen bir toplu taşıma ağıyla şehrin diğer ucuna stressizce ulaşabilirsiniz.

Viyana'yı hem yaşanabilir hem de çalışılabilir kılan en büyük faktör, "erişilebilir lüks" anlayışıdır. Londra, Paris veya New York gibi diğer küresel metropollerin aksine Viyana, sakinlerine uygun fiyatlı barınma imkanı sunan devasa bir sosyal konut (Gemeindebau) sistemine sahiptir. Nüfusun %60'ından fazlası, belediyenin sübvanse ettiği veya sahip olduğu bu kaliteli konutlarda yaşar; bu da kira stresini minimuma indirir. Şehir, "Yeşil Viyana" unvanını hak edecek şekilde parklar, ormanlar ve Tuna Nehri kıyılarıyla doludur; şehrin yarısından fazlası yeşil alandır.


İş dünyası açısından bakıldığında Viyana; Birleşmiş Milletler (BM), OPEC ve AGİT gibi dev uluslararası kuruluşlara ev sahipliği yapmasıyla diplomatik ve ekonomik bir merkezdir. Orta Avrupa'nın kalbinde yer alması, onu Doğu ve Batı pazarları arasında bir köprü yapar. "Çalışılabilir" olmasının temelinde ise Avusturya'nın meşhur iş-yaşam dengesi yatar. Mesai saatlerine sıkı sıkıya uyulur, hafta sonları ve tatiller kutsaldır. İş çıkışı Tuna Kanalı'nda sosyalleşmek veya UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesindeki Viyana Kahve Evleri'nde (Kaffeehaus) saatlerce oturup gazete okumak, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçasıdır. Viyana, kaosun değil, huzurun ve düzenin başkentidir. Viyana'da araba sahibi olmak bir ihtiyaç değil, lükstür. Şehrin metro (U-Bahn), tramvay ve otobüs ağı o kadar entegre ve sıktır ki, şehrin en uzak köşesine bile 30 dakikada ulaşabilirsiniz. Viyana'nın en büyük devrimi, yıllık toplu taşıma kartının (Jahreskarte) sadece 365 Euro olmasıdır (günde 1 Euro). Bu politika, hem trafiği azaltmış hem de karbon emisyonlarını düşürerek hava kalitesini zirveye taşımıştır.


Dünyadaki konut krizine inat Viyana, 1920'lerin "Kızıl Viyana" döneminden kalan bir mirasla barınmayı bir piyasa aracı değil, insan hakkı olarak görür. Şehrin en lüks semtlerinde bile belediyeye ait estetik ve bakımlı sosyal konutlar bulunur. Bu durum, "gettolaşmayı" engeller ve farklı gelir gruplarının bir arada, güven içinde yaşamasını sağlar. Viyana'nın suç oranının bu kadar düşük olmasının temel sebeplerinden biri bu sosyal eşitliktir.Almanca "Gemütlichkeit" (rahatlık, huzur, samimiyet) kelimesi Viyana yaşamını özetler. İş hayatı disiplinlidir ancak stresli değildir. Şehir, çalışanlarına kendilerini yenilemeleri için sayısız fırsat sunar: Dünya standartlarında operalar, müzeler (MuseumsQuartier), halka açık ücretsiz konserler ve termal havuzlar. Viyana'da çalışmak, hayatı ıskalamak anlamına gelmez; aksine hayatın tadını çıkarmak için çalışılır.


AVIORESBLOG

Künye 

Güncel, doğru ve özgün bilgilerin adresi..

Temsilci: Sena Hacıoğlu

Adres: İstiklal Mah. Çark Cad.  273 nolu bina kat:2 daire: 207 Serdivan/ Sakarya

Türkiye

İletişim: avioresblog@gmail.com

Kullanım Koşulları        Gizlilik Politikası         Çerez Politikası

  • Instagram
  • Pinterest
  • TikTok
  • İş Parçacığı
© Copyright®

2023, AVIORESBLOG tarafından kurulmuştur.

bottom of page