Simya: Dönüşümün Gizli Matematiği
- Sena Hacıoğlu
- 7 saat önce
- 2 dakikada okunur

Simya, modern kimyanın atası olduğu kadar, psikolojinin ve spiritüelizmin de temel taşıdır. Antik Mısır’dan Orta Çağ Avrupa’sına kadar uzanan bu kadim öğreti, aslında insanın kendi içindeki "karanlığı" (kurşun) nasıl "ışığa" (altın) dönüştüreceğini anlatır. Simyagerin laboratuvarındaki imbikler, aslında bizim zihnimiz ve kalbimizdir. Carl Jung’un da belirttiği gibi, simya bir bireyleşme sürecidir; parçalanmış olan ruhun, "Felsefe Taşı" (Lapis Philosophorum) ile yeniden ve bütün olarak doğmasıdır. Simya süreci, "Magnum Opus" (Büyük Yapıt) olarak adlandırılan dört ana aşamadan oluşur. Bu aşamalar, bir insanın yaşadığı krizleri, iyileşme süreçlerini ve nihai aydınlanmasını sembolize eder:

1. Nigredo (Kararma): Ruhun Karanlık Gecesi
Dönüşüm her zaman "çürümeyle" başlar. Nigredo, egonun yıkıldığı, depresyonun veya büyük kayıpların yaşandığı aşamadır. Kurşunun ateşte kapkara kesilmesi gibi, insan da bu aşamada kendi gölgeleriyle yüzleşir. Kaosun içinde kaybolmadan, yeni bir benlik doğamaz.
Simya Kuralı: Parçalanmadan, bütünleşemezsin.
2. Albedo (Beyazlanma): Arınma ve Farkındalık
Küllerin içinden yavaşça bir ışık yükselir. Albedo aşamasında, Nigredo’da ortaya çıkan kirli tortular temizlenir. Kişi, yaşadığı acıların nedenini anlamaya başlar; duygularını ve düşüncelerini saflaştırır. Burası "ruhsal temizlik" ve objektiflik evresidir.
3. Citrinitas (Sararma): Bilgeliğin Doğuşu
Güneş’in ışığı artık içeriden parlamaya başlar. Bu aşama, entelektüel ve ruhsal uyanışı temsil eder. Kişi artık kurban psikolojisinden çıkmış, kendi hayatının simyageri olmaya karar vermiştir. Bilgi, bilgeliğe dönüşür.
4. Rubedo (Kızarma): Nihai Bütünleşme
Ruhun altın olduğu andır. Karşıtlıklar (erkek-dişi, karanlık-aydınlık, madde-mana) birleşir. İnsan, kendi içindeki ilahi özle buluşur. Bu, simyagerin "Felsefe Taşı"nı bulduğu, yani sonsuz huzur ve bütünlüğe ulaştığı aşamadır.
Simyanın Altın Yasası: "Hermetik Prensip"

Simyanın temel felsefesi, meşhur Zümrüt Tablet metninde geçen şu cümleyle özetlenir:
"Aşağıda olan yukarıda olan gibidir; yukarıda olan da aşağıda olan gibidir."
Bu prensibe göre, gökyüzündeki bir gezegen hareketi (Yukarıda), insanın iç dünyasında (Aşağıda) bir değişime neden olur. Astroloji ile simya burada el ele tutuşur. Her gezegen bir metali temsil eder:







